14 Aralık 2025, 10:58 tarihinde eklendi

İstismar İktidar Özelinde Ezan Sorunu

İstismar İktidar Özelinde Ezan Sorunu

İstismar İktidar Özelinde "Ezan Sorunu"

İktidar ilişkilerinin sosyal öbeklere değin geriserpmeye uğratılması biliş işleme ile sağlanır. Demek istiyoruz ki iktidar ters tepilecek her koşulu devrim yekinle özneye bağlı tutar. Bunu ontolojik varoluş göstergesi ile ilgisiz görmemek gerekir.

Türkiye koşullarında hukuki güvence altındaki her eylemin bilimsel olduğu gösterilemez. Böyle bir kayıtlanmaya da anladığımız kadarıyla ihtiyaç duyulmayabilir. Duyulsa bile bilfiil olan her siyasal gösterge artık hukuku ilga edecek düzeye günümüz itibariye gelmiştir.

Kent için sosyal olmayan akustik sosyal olan için ne demektir? Sosyal olmayan terkibimizin sosyal bilimsel kaynakları vardır. Bu akustik düzenli işlenir, sublimine, açık örgütlülük yanında iktidar güvence altındadır. Türkçe ezan konusu sublimine olana bir düzeyde müdahaleydi. Arabesk müziğin anlaşılması bunu daha iyi gösterecektir.

Ezan sorunu, amorf bir iktidarın sosyal olanı bir de insanı dizginlediği bir eylemden farksızdır. Bu dizginleme bireyi istismar etmek üzere hangi açığı olabileceğinin postulatı ile özenle günün ritminde işlenir. Halk tabakasının hangi açığının nasıl istismar edileceğini bilmeyebileceği düşünülebilir. Ama halk tabakası iktidar için imkan ölçütüdür.

İstismar tam olarak empoze edilen sayıltının duyusal olarak insanı hangi sınırlar içinde tuttuğudur. Bu sınırlar sığ ama iktidar iktidarcılık için faydalıdır. Sosyal bilinç kendi yetirmesini kendinde içkin tutmayı birincil kılar. Bu nedenle istismar edilmek, kendi yetirmesinin örgütlenmemiş olmasıdır. Cihatçılık bu minvalde yetirmeyişini Freudyen olarak bastırmaktır. Yetirmeyişin en temel örgütlenmesi Tanrı’yı bir ihtiyaç sonra güdüye dönüştürmektir. Tanrı ihtiyaçsız en yüksek yetirme insan gerçekliğidir. Bu nedenle cihatçılık da yetirmeyiş yani sosyal olarak aynı döngüyü gösterir. Aynı koşulların aynı insanı psikopati göstermekten alıkonamaz ama bunun iktidarın hangi olanaklarıyla işleyebileceği titizlikle görülebilir. Şöyle diyelim ki aynı insan tüm eyleminin altında cihatçı zafer sayıltısını tutar. Bu sosyopati göstermekten alıkonamaz. Görünen eylem sadece bunun nasıl tatmin edildiğine dair olanıdır. Ezan aksi bile buna içkindir. İslamcının karakteri için bu göz önünde tutulmalıdır.

Sosyal bilincin koşutu gereği yetirmeyi sosyal tutulum birebir karşılamaz. Öyle ki sosyal tutulumda yetirme örgütlenmesi yine birey içkindir. Sosyal tutulum seksüel olana dek yine kendi içkindir. Bunu neoliberal evlilikle form kılmaya gerek yoktur. Bireyin içkin becerisi ancak bunu karşılar. Tanrı, bir metafizik sayıltı olarak sosyal olmadığı kadar yetirme ile ilgi dışıdır.

İstismarın bu veçhesi kadar diğer veçhesi, istismarın karşılığının kotardığı siyasal olanıdır. Dinler birer siyasadır. İslamcılığın siyasal olmaktan başka bir veçhesi yoktur. Bu nedenle Siyasal İslamcılık terkipleri dilbilimsel bir de semantik olarak yanlıştır. Bu istismar izleği bireyi kotarmayı siyasayı kotarmaya, siyasa kotarmayı da iktidar kotarmaya koşut kılar. Bu izlek tarihsel moment olmuştur. Post teo bir dönem erişimsiz kaldığı müddetçe aktüel dinlerin yarattığı koşullar hiçbir veçhede apaçık biçimde anlaşılamaz. Avrupa tarihi bu momentle olan çekişmenin görünen yönüdür.

Kotarılan iktidar tarihsel olmuş katmanlara sahiptir. Üç yönlüdür. Amorf iktidar, form iktidar bir de sosyal iktidardır. Arabistan kültürünün nüfuz edişi amorf iktidardır. Bu amorf iktidarın görüngüsel değişkenleri iktidarı sağlamaktır. Kültürel sünme ile peygamber olunduğu meta kanıksanmasının **iktidarı kurmak için neyi nasıl örgütlediği siyasal olandır, tüm içrem metadır. Hangi şekilde olduğu türlü koşullarca şekillenir. Metalar tüm siyasalarda iktidarı sağlamak için vardır. Form iktidar ulus devlet formları içinde sağlanma olanaklı amorf iktidarın aynı siyasal olanca iktidarı sağlamayı olası kılma koşulu ile temerküz eder. Sosyal iktidar tüm öbeklerde amorf iktidarı dizginleştirici kılmaktır. Teokrasilerde bu iktidarların tümü tümleşendir. Bu bize aynı tümleşimlerde gömülü teokrasi yarı teokrasi olabileceğini gösterebilir. Bu iktidarlar en temelde istismar ile bireyin ne yönde kotarılacağının apaçık olması ile işlenir.

Bu sorun iktidarın türlü katmanlarda bireye bile isteye olmasa da kabul ettirilmesidir. Bunun bir siyasal tercihe dönüşmesi açıkça beklenmez. Hangi düzlemlerde iktidarın nasıl tahkim edilebildiğiyle sağlanır. Biraz daha ileri gidersek aynı akustiğin hormonal dengesizlikle kriminal döngü yaratmadığı söylenemeyecektir. Aynı akustik apaçık bir illuzedir, dahası bunun sosyal sünmesidir. İşaret ettiği problemler daha aşkındır.

İktidarın her tür formunu anlamak için iktidarı kırmayı beklemek gerekebilir. İşin içinde sublime dinler varsa bunu bilimcilerin anlaması dahi uğraş isteyebilir. Devrimleri de bu yönüyle akılda tutmak gerekir. Bu tür iktidar örgütlülüğünde devrim problematiği Avrupa’dan farklılık gösterir. II. Meşrutiyet 1908 Devrimi’nin Avrupa’da bulunmuş münevverlerce ilgisi olmadığı söylenemez. Coğrafya ayrışması dönem kısıtlı da olsa devrimler için göz önünde bulundurulmalıdır.

Bu akustik soyutlanma nesnesi kılınabildiği ölçüde kendi devrimlerimiz aşkın devrim açıklığına dönüşebilecektir, yine biz bu eşitlenmeye idealizm soyutlanma momenti ile tümeyleyim devrim deriz.

Uğur Tergek

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlendi *